final work / med_sümeyyeyaşar

sümeyye yaşar-med binası.jpg

İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa kampüsünde yer alan Merkezi Derslik Binası bu çalışmada mekân kurgusu, mekan kullanımı ve bunların yapının cephesinden okunması üzerinden ele alınarak incelenmiştir. Yapımı 2011 yılında tamamlanan yapı Prof. Dr. Hasan Şener ve Prof. Dr. Ahsen Özsoy tarafından tasarlanmış ve 2014 yılında düzenlenen XIV. Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde Yapı Dalı Başarı Ödülü’nü kazanmıştır. MED binası Ayazağa kampüsündeki amfi eksikliğini gidermek ve aynı zamanda öğrenciler için bir buluşma noktası olması için tasarlanmış. Yapının mekânsal kurgusunda giriş kat önünde bırakılan geniş çim alan ile birlikte bir sosyal merkez olarak tasarlanırken üst katlar derslikler ve öğretim üyesi odalarına ayrılmış. Mekan kurgusundaki bu net ayrım yapıya dışarıdan yaklaşırken cepheden de okunabiliyor. Buluşma ve sosyalleşme mekanı olarak tanımlanan giriş kat cephesi tamamen geçirgen cam iken üst katlarda daha opak ve kapalı kutu görüntüsü veren bir tasarıma gidilmiş.
Yapının mevcut mekânsal kullanımına gelecek olursak üst katlarda sirkülasyon alanı olarak bırakılan çok geniş mekanlar mevcut ve bu mekanlar aktif olarak kullanılmıyor. Giriş katında ise mekanın kapasitesini aşan çok yoğun bir kullanım var. Masaların ve çalışma alanların ihtiyacı karşılamadığını ve yeterli alan olmadığını gözlemledim. Giriş kat bu kadar yoğun kullanılıyorken üst katlar neredeyse terk edilmiş bir yapıyı anımsatacak kadar sessiz ve ıssız. Yapıdaki bu net ikiliği biraz yumuşatmak ve kullanım açısından daha homojen hale getirmek mümkün olamaz mı?

 

The Central Classroom Building, located on the Ayazağa campus of Istanbul Technical University, has been examined in this study by considering the interception, the use of space, and the reading of these from the facade. Construction completed in 2011. The building designed byProf. Dr. Hasan Şener and Prof. Dr. Ahsen Özsoy and won the Building Success Achievement Award at the National Architecture Awards held in 2014. The MED building is designed to make up for the lack of lecture halls in the Ayazağa campus and at the same time to be a meeting point for students. The upper floors are divided into classrooms and lecture halls while the ground floor is designed as a social center with a large grass area left in front of it. This clear distinction in usage can be read from the facade while approaching from outside. The entrance floor, which is defined as the meeting and socializing place, is a completely permeable glass, and upper floors give a more opaque and closed box image.
If we come to existing spatial use of the building there is a very large space left on the upper floors as a circulation area and these spaces are not actively used. On the ground floor there is a very intensive use that exceeds the capacity of the space. I have observed that tables and working areas do not meet the needs and there is not enough space. The entrance floors are so densely used and the upper floors are so quiet and desolate that it reminds me of an almost abandoned building. Could not it be possible to soften this net dilemme in the building and make it more homogenous in terms of usage?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s